OpenClaw, Hermes ya da Manus gibi tool’lar bazen bütün YouTuber’ların diline düşüyor, bazen de ortadan kayboluyor. Biri “Aman, çok tehlikeli” diyor. Biri “Bütün hayatımı mahvetti” diyor. Bir başkası da video çekip “Ben artık her şeyi bunlardan birine devrettim, kendim oturup çekirdek çitliyorum ve film izliyorum” diyor.

Ama bu YouTuber şovlarını bir kenara bırakıp bunlardan birini seçeceksek, önce kendimize önemli bir soru sormamız lazım:

Gerçekten bir autonomous agent’a ihtiyacımız var mı?

AI kullanımımız daha çok soru sormak, metin yazmak, code üretmek ya da tek seferlik birkaç iş yapmaktan ibaretse, mevcut harness’lar bu işler için zaten yeterli.

Autonomous agent asıl şu tür işler için kullanıldığında anlam kazanıyor:

  • 🔁 Düzenli olarak tekrarlanan
  • 🧩 Birkaç net adımdan oluşan
  • 🛠 Sınırlı sayıda tool ya da servis arasında gidip gelen
  • ⏳ ve biz sürekli başında durmadan devam etmesi gereken işler

Mesela her gün birkaç kaynaktan bilgi toplamak, değişiklikleri kontrol etmek, sonuçları kategorilere ayırmak ve sonunda işe yarar bir rapor hazırlamak.

Burada Agent’ın değeri sadece “akıllı” olmasından gelmiyor.

Asıl değer, farklı adımlar arasındaki koordinasyonun, takibin ve gidip gelmenin bir kısmını üzerimizden alması.

⚠️ Ama sık yapılan hata şu: önce bir tool kuruyoruz, sonra ona verecek iş arıyoruz.

Sanki birini işe almışız ve birçok şey bildiğini biliyoruz; ama şimdilik ne yapmasını istediğimizi eksiksiz ve net şekilde anlatamıyoruz. Daha önemlisi, bütün şifreleri ve erişimleri verecek kadar da güvenmiyoruz.

Bence doğru yol bunun tam tersi.

Önce düzenli yaptığımız, tekrarlanan, zaman alan ve sonucu nispeten tahmin edilebilir bir iş bulmamız lazım.

Sonra o işle ilgili şu dört soruya cevap verebilmeliyiz:

  1. Bu işin nihai amacı tam olarak ne?
  2. Yapılması için hangi tool’lar ve erişimler gerekiyor?
  3. Doğru yapıldığını nereden anlayacağız?
  4. Yanlış yapılırsa ne kadar kolay geri dönüp düzeltebiliriz?

Bu soruların cevapları net değilse, o iş muhtemelen henüz automation için iyi bir seçenek değildir; ister script’le, ister autonomous agent’la yapılsın.

🧪 Uygun işi seçtikten sonra bile ilk günden o işi autonomous agent’la çalıştırmaya başlamamak daha iyi.

Önce aynı workflow’u mevcut harness’lar, farklı model’lar ve kendi gözetimimizle birkaç kez çalıştıralım. Çıktılara bakalım, nerelerde takıldığını görelim ve sonucun gerçekten tahmin edilebilir olup olmadığını anlayalım.

Agent’ın belli bir sınır içinde tekrar tekrar kabul edilebilir sonuç verdiğini gördüğümüzde, işin bir kısmını trigger’a, schedule’a ya da bağımsız çalışmaya bırakabiliriz.

Bir workflow’u otomatik hale getirdikten sonra sürekli peşinden koşmamız, hatalarını düzeltmemiz ve bu sefer hangi garip kararı verdiğine bakmamız gerekiyorsa, aslında hiçbir şeyi otomatikleştirmedik; sadece işin şeklini değiştirdik.

Bu yüzden şu soruyla başlamayalım:

“Hangi Autonomous Agent’ı kurmalıyım?”

Daha iyi soru şu:

“İşimin hangi kısmı devredilecek kadar tekrarlanan, net ve ölçülebilir?”

Bu soruya verecek bir cevabımız yoksa, muhtemelen henüz bir Autonomous Agent’a ihtiyacımız yok.